Abdulkadir Hoca Doğum Yeri : Elhan Köyü Doğum Tarihi : 1869 Vefat Tarihi : 1950 |
Aziziye Beyi Hacı Mustafa Bey'in büyük oğludur.Kardeşi Eyüp Türkmenakören köyünde yaşamıştır.Eğitimini Karaman Medresesinde amcası Karamanda Kaymakam olan Yarbay Hacı İbrahim Bey'in yanında yapmıştır.İlmi ve Dürüstlüğü ile zamanının kanaat önderi olmuş bilge bir kişiliktir.Kuvayi Milliye'nin teşkilatlanmasında etkin rol oynamış büyük oğlu Yusuf Çavuş'u Yarbay Arif Bey'in Komutasına görevlendirmiştir.Kuvayi Milliyenin teşkilatlanması için kendisini ziyarete gelen Emirdağ Kaymakamı Nuri Bey ve teşkilat sorumlusu Cevat Bey'e destek vermiştir.Milli mücadele'ye katkısı olan Elhan köylü heyetin içerisinde Ardıçoğlu Ali,Koca Yusuf ve Hacı Hüseyin oğlu Ahmet Ağa vardır.Abdülkadir Hoca Kaymakam Nuri bey ve Cevat Bey arasında yapılan konuşmalardan kaydadeğer tarihi bölümler; Cevat Bey'in Kuvayi Milliyenin Anadolu genelindeki gelişmelerinden Afyon ve kazalarındaki durumundan Sivas ve Erzurum Kongrelerinden Mustafa Kemal,Kazım Karabekir ve Yarbay Arif Bey'den uzun uzun bahsettikten sonra "Aziziyelilerin vatanseverliklerine hayran kaldığını Kuvayi milliye ye en ufak bir tepki göstermediklerini bunun yanında Konya Akşehir ve Bolvadin deki ufak tefek kıpırdanları da önemsemediğini uzun uzun anlattı. Abdülkadir Hoca : Vatanımızın payimal olduğu bu günde her müslüman üzerine düşen hizmeti,hizmeti vataniyye olarak telakki edip nefsi için değil, rızayi ilahi için lazım gelen yerlere koşması bir Farz-ı Ayn' dır.Sizlerin yaptığınız da budur.Afyondan Aziziye'ye gelerek çalışmalarda bulunmanız her kafadan bir ses çıktığı,milletimizin parçalanma noktasına geldiği şu günlerde birlik vr beraberliğin tesisi için çalışmanız takdiele karşılanacak bir hadisedir.Büyük oğlum Yusuf sizlere katılmıştır.Diğerlerinin yaşları küçüktür.İhtiyaç olursa onlarda kendilerine göre hizmetlerde bulunabilirler.Yalnız bazı hususlar varki insanı düşündürüyor.Abdülkadir Hoca Cevat Bey'e dönerek ; Şükrü Bey Aziziye çarşısına Darağacı kurarken sen de oradaydın Kuvayi Milliye'yi desteklemeyenleri burada sallandıracağım diyordu.Böyle milletin desteği alınırmı?Teşkilat kurulurmu?Nitekim başaramadan bırakıp gitti.Sonra o okumuş olduğu Yeşilordu beyannamesi neydi öyle.Bu sözler tamamen Bolşeviklikten başka bir şey değildir.Bakın Cevat Bey milletimin inancının çiğnenmesinden korkarım.İyi ile kötüyü ayıramamaktan korkarım. İtthatçılsrın içine düştüğü hataları hepimiz biliyoruz,onlar kendilerini milletin üstünde gördükleri içindirki millete ve onun duygularına saygı duymadılar.Onun yerine Masonlara kucağına düştüler.İşte bu sebeple içimizdeki gayrimüslimlerin ve avrupalıların ihanetlerini anlayamadılar.Vatanperverlik takdire şayan bir vasıftır fakat ittihatçılarda devletin parçalanmasını önlemeye kafi gelmediğini hepimiz gördük.Hıristiyan dünyası ve içimizdeki azınlıklar yıllardır Osmanlı devletini yıkmak için hangi yola başvurmadılar. Abdülkadir Hoca dolaptan çıkardığı ve üzerinde "Kırmızı Kitap 1328 Balkan Faciası" yazılı kitabın üzerindeki suratı parçalanmış kadın resmini göstererek Yıllardır Müslüman Türk milletinin iyiniyetini sömüren Düşmanın bize karşı teşekkürü bu idi işte. Şu koca dünyada hiçbir imparatorluk bizimki kadar Tebasında bulunan kendi dininden olmayanların hukukuna saygılı davranmamıştır.Konsoloslara ve Patriklere kendi dindaşlarının davalarına bakmaları için mahkeme kurmalarına müsade edilmiştir.Yine de düşmanlıklarından vazgeçmediler. Nuri Bey; Hocam"Yiğidi dövelim hakkını da teslim edelim" diye bir söz vardır.Yabancılara Mahkeme kurma hakkını İtthat ve Terakki kaldırmıştır.Malumunuz şu anda Osmanlı da tek mahkemeler Mer'i dir. Abdülkadir Hoca; İttihatçıların bu hususta emekleri yok Nuri Bey Abdülhamid-i Sani Hazretleri Cevdet Paşa'ya hazırlattığı Mecelle Kanunundan sonra Şeri mahkemeler de yabancıların mahkemeleri de kaldırıldı.Yani "Hukuki Şahsi" kalktı "Hukuki Mülki" uygulanır oldu.Bu uygulama da İttihatçıların tasarrufu yoktur.Benim demem şudurki geçmişteki gafletimizden sıyrılmamız,düşmanımızı iyi tanımamız lazımdır.Geçmişte Saray-ı Humayun'a millet düşmanları hükmediyordu.din ve Devlet düşmanı olanları Koca Osmanlının başına Vezirler yaptık.Sultan Aziz katledilmiştir.Bileklerini kesti denildi.İnanılacak şeymi bunlar bir insan aynı anda iki bileğini nasıl keser.Abdülhamid-i sani hazretleri tam 33 sene bu milleti harbe sokmadı.Mefluç hale gelmiş bir imparatorluğu ondan gayrisi bu kadar ayakta tutamazdı.Şahsi servetini dahi Devlete harcadı.O İttihad-ı Terakki denen Zümre devleti harbe sokarak Memaliki Osmaninin paramparça olmasının baş mesulüdürler.Memleketi parçaladıktan sonra her biri bir dağın arkasına kaçtı.Ne kadar Mason ve Siyonist varsa devlette söz sahibi oldu.Müslümanlar ayaklar altına alındı.Sırf o saltanata sahip olmak için dönme casuslara hazırladığı 31 Mart isyanını bastırmak bahanesiyle Bulgar Komiteilerine yüzlerce müslümanı Taşkışla da boğazlattılar. Cevat Bey; Hocam biz İttihatçı değiliz.Onların gayri Hukuki tasarruflarını da kabul etmiş değiliz.İttihatçılar suçlu da karşısındaki ihtilafçılar suçlu değilmi?Bu iki fırkanın ikisi de Devlet-i Osmani'nin parçalanmasına yardımcı oldular.Ben bunları söylerken İttihatçıları müdafaa etmiyorum.Fakat İttihatçıları içerisinde bulundukları şartlar ve dünya siyasi ahvali bu duruma getirdi. Abdülkadir Hoca; Cevat Bey elbette doğru söylersin İttihatçıları içerisinde bulundukları şartlar o hale getirdi ve o şartlara mahkum oldular.Basiretli olsalardı o şartları evvelinden sezinlerler ve tedbirlerini alrlardı.Bylelikle millet düşmanı o gizli teşkilatın elinde oyuncak olmazlardı. Nuri Bey; Abdülkadir Hoca ben derimki ; Devletin çökmesi İttihatçıların hatalarından değildir.İttihatçılar devleti teslim aldıkların da Devlet boğazına kadar borca batmıştı.Osmanlı Uhudu Atika namında bazı kapitilasyonların emri altına girmişti.Duyu-nu Umumiyece Avrupalılar Vergi dairelerimize bağdaş kurup oturmuş,ilk tahsil edilen vergiden alacaklarını alıyorlardı.Hıristiyan Azınlık bir çok imtiyazlara sahip olmuşlar.Devletimiz kendi halkından aldığı vergiyi bunlardan alamıyorlardı İttihatçılar ne yapsın? Abdülkadir Hoca; Nuri bey daha önce söylediğim gibi İttihatçıların vatanseverliklerinden hiç bir şüphem yok yalnız eksik tarafları var.Bu eksik taraflarının başında siyaset eksikliği gelir,daha sonra mason oldukları için,Avrupalı mason kardeşlerinin Osmanlıyı parçalama siyasetlerini anlayamamaları daha sonra da müslüman ahaliye yukarıdan bakarak onları adam yerine koymamaları.Şu noktaya dikkatinizi çekmek isterim içimizdeki azınlıklar Hürriyet istiyor neden?Devlet-i Osmaniyi yıkma hürriyeti,İttihatçılarda Hüriyet istiyor beraber çalışıyorlar.Buradaki Garabeti ne ile izah edeceğiz? Abdülhamid Han İkinci Meşrutiyeti ilan ettiği zaman Meclisin 117 Mebusunun yarısından fazlası Gayrimüslüm vaya Türk tebasına muhalif yabancılardan müteşekkildi.Bu Meclisin bu millete fayda getirmeyeceğini biliyordu.Meclisi kapattı her tarafa Mektep ve Medrese açarak Tahsil göreni Askere almayacağım dedi.İstedi ki Milletinin bilgisi ve görgüsü Avrpalılar ayarına çıksın.İttihadçılar ne yaptılar Devleti Harbe sokarak okumuş bu Vatan evlatlarını Çanakka’le de Sarıkamış’ta ziyan ettiler.
|
|